İhanet eden bir kadının hikayesi. İlginç bir aldatma öyküsü ve kahramanlarının tuhaf ilişkileri bu hikayenin detaylarında. İhanet üzerine deneme bir hikaye, ihaneti sorgulamaktadır. İhanetin sebeplerini, başlangıcını, ihanet üzerine kurulu bir hayatın getirdiklerini birlikte okuyalım. İhanete uğrayan adamın tepkisi iszi şaşırtacak. İhanetin başlangıcı ve sonucu oldukça ilgi çekici. Okumanızı tavsiye ederim. Özgün bir hikaye olan ihanet eden kadın hikayesi admin Yakup Öztürk tarafından kaleme alınmış deneme bir hikayenin 3. bölümüyle birlikteyiz.

İhanetin Pençesinde Bölüm 3

Ahmet eşini de yanına alarak Orkun’a teşekkür etmek üzere birlikte salona indiler. Orkun tüm titizliğiyle işine yoğunlaşmış bir şekilde çalışmaya devam ediyordu. Ahmet elini Orkun’a uzatarak teşekkür etti ve Orkun’un elini sıktı. Size gerçekten minnettarım Orkun bey, eşim oradan düşüp kendini yaralayabilirdi. Dediği sırada dışarıdan Mustafa’nın Usta çabuk gel diye bağıran sesini duydular. Hemen aceleyle dışarı çıktıklarında kablo kutusunun yanında bulunan elektrik panosundan kıvılcım çıktığını gördüler. Orkun hızlı bir şekilde elektrik panosunu açıp şalteri indirdi. Pek fazla bir hasar oluşmamış sadece bir elektrik şalterinin bağlantı yerindeki kablolar tutuştuğu için şaltere zarar vermişti. Elektrik panosunun içindeki yedek şalterle yanan şalteri değiştiren Orkun, yanan kabloların yerine de yenilerini takmıştı. Ahmet, Orkun’un yaptığı bu işle kendisini elektrikçi masrafından kurtardığını biliyor, 30’lu yaşlarındaki bu genç adamın bu gün kendisine ikinci kez iyilik yaptığını düşünüyordu.

Aysel hanım, çay ve kuru pasta hazırladığını belirterek eşini, Orkun ve Mustafa’yı mutfağa davet etti. Orkun yapılan ikram karşısında teşekkür ederek bizimle bu kadar ilgilenmeyin, biz alışık değiliz üstelik işimiz gecikir dedi. Ahmet, bunun sorun olmayacağını, bu ikramı bir teşekkür olarak görebileceğini söyledi. Ahmet, düşünceli bir biçimde etrafı gözleriyle tararken mutfak tavan duvarıyla yan duvarının birleştiği yerdeki açık kabloyu fark ederek bu kabloyu sıvanın altına koyabilir miyiz diye sorduğunda Orkun kabloya daha yakından bakmak için bir sandalye çekerek üstüne çıktı ve ayak parmak uçlarında yükselerek kablonun ne kablosu olduğuna bakmak için kabloya doğru temkinli olarak yaklaştığında Ahmet meraktan olsa gerek kabloya doğru bakarak yürürken Orkun’un bastığı sandalyeye çarptı ve Orkun dengesini kaybederek yere düştü. Başını zemindeki fayansa çarptı. Kafasından sızan kan hemen orada küçük bir gölet oluşturmaya başlamıştı. Mustafa, mutfak tezgahının üzerinde asılı bulunan havluyu kaparak hızlıca ustasının başına bastırmaya başladı. Orkun kendinden geçmiş baygın bir durumdaydı. Telaşlanan Aysel ve Ahmet, Mustafa ile birlikte Orkun’u alarak kargatulumba bir vaziyette hemen Ahmet’in arabasının arka koltuğuna yatırdılar ve en yakın hastaneye götürdüler.

Hastanenin acil servisindeki gergin bekleyişin ardından müşahade odasına alınan Orkun’un kendine gelmesini beklediler. Bu arada Ahmet beyin cep telefonu çaldı. Arayan iş yerinden güvenlik müdürüydü. Alışveriş merkezinde meydana gelen kavga olayı nedeniyle acilen oraya gelmesini istiyordu. Ahmet bey eşine Orkun’la ilgilenmesini söyleyerek oradan hızlıca ayrıldı. Orkun kendine gelmeye başlamıştı. Aysel cüzdanından çıkardığı bir miktar parayı Mustafa’ya uzatarak kantinden su, meyvesuyu vs. içecek almasını istedi. Mustafa ayrıldıktan kısa bir müddet sonra Orkun kendine gelmiş ve başındaki bandajı kontrol etmeye başlamıştı. Etrafını bulanık olarak görüyordu, başını çarptığını hatırlıyordu ama acısı geçmişti. Etrafı netleşmeye başladığında Aysel’in güzel yüzünün gülümseyerek kendisine dönük olduğunu, gözlerindeki korkudan oluşan ıslaklığın hala geçmemiş olduğunu fark etti.