-
27
Oca
İhanet, her iki tarafı da pençesine almışken yaşanan duyguların bir anlamı yoktu. Aysel, ihanet duygularının ve zevk hislerinin zirve yaptığı anlarda Orkun’la geleceğini düşünmeden hareket ediyordu. Onun için sadece şu anın önemi vardı. Her ne kadar ihanet eden kadın olarak algılanacak olsa da onun için bir önemi kalmamıştı.
İhanetin Pençesinde Bölüm 9
Aysel zevk cennetinde güneşlenmeye başlamıştı. Hayatında ilk kez cinsel arzuların, isteklerin ve hislerin neler olduğunu öğreniyor gibiydi. Ahmet ona her zaman bir seks objesi gibi davranmış, onun istekleri olabileceği gerçeğiyle hiç yüzleşmemişti. Orkun Aysel’i öpmeyi bırakıp usulca kıyafetlerini üzerinden çıkarmaya başladığında Aysel, içini kaplayan ürpertiden tüylerinin dikleştiğini hissedebiliyordu. Orkun Aysel’i yatağına boylu boyuna uzatıp iç çamaşırlarının üzerinden Aysel’in göğsünü, karnını, göbeğini ve kasıklarını eliyle bastırıyor, sanki bir şey arıyormuş gibi davranıyordu. Ellerinin yerini bir müddet sonra dudakları aldığında Aysel sütyenini çıkartmasına yardımcı olmak için hafifçe dirseklerinin üzerinde yükseldi ve sırtını havaya kaldırdı. Orkun o kadar yavaş hareket ediyordu ki dudaklarının değdiği her yeri alevler kaplıyordu. Aysel kendini tamamen Orkun’un becerikli ellerine ve dudaklarına bırakmış bacak arasının ilk kez ıslandığının farkına varmıştı. Orkun birden onu havaya kaldırdı ve kucağına oturttu. Bir taraftan dudaklarıyla kulak memesinin altını öpüyor, diğer taraftan elleriyle kalçalarını avuçluyordu. Seni istiyorum Aysel diye mırıldandı Orkun. Aysel o anda ilk kez zirveye tırmanmanın ve zirvedeki güzelliğin ne olduğunu anladı. Ayaklarını Orkun’un beline doladı. Sevgi sözcükleri, arzu mırıldanmaları arasında kulağındaki tatlı sesleri ayırt etmeye çalışırken tekrar zirve tırmanışının başladığını hissetti. Bedeni bulutların üzerinde tekrar tekrar gezmeye başlamış her seferinde biraz daha yukarı tırmanmış, ikinci kez zirveyi tattığında elleri titremeye başlamıştı. Orkun ise Aysel’in zevk mırıltıları arasında ona sahip olabilmek için hareketlerini hızlandırmış, yavaşça erkeklik organını Aysel’in bacaklarının arasına bastırmaya başlamıştı. Aysel Orkun’u içinde hissettiğinde tarif edemediği hislerin güzelliğinde kaybolmak üzereydi. Yataktaki çarşafı elleriyle sımsıkı tutmaya çalışıyor, ağzından hıçkırıklar çıkmasını engellemeye çalışıyordu. Tüm bedenini teslim etmek istercesine Orkun’a sarıldı. Her seferinde daha içeriye girmesine yardım etmek için bacaklarını var gücüyle açtı. Her ikisi de nefes nefese kalana kadar bu böyle devam etti. Orkun kasılmaya başladığında Aysel üçüncü kez zirvede geziniyordu. Nefesleri düzelene kadar birbirlerine sarıldılar ve uyuya kaldılar.
Uyandığında hava kararmıştı. Orkun duş aldıktan sonra Aysel’e yiyecek bir şeyler hazırladı. Yıllardır bekar hayatı sürdürdüğü için oldukça iyi yemek yapıyordu. Tüm hünerini göstermek istermişçesine hazırladığı tepsiyi masanın üstüne koydu. Aysel’i öpücüklerle yataktan kaldırdıktan sonra duş alabilmesi için banyonun yerini gösterdi. Aysel duştan çıktıktan sonra üzerine giymesi için Orkun’un bıraktığı erkek gömleği ve şortunu giydi. Orkun diye seslendi, buradayım mutfakta, hadi buraya gel diyen Orkun’a itaat ederek mutfağa girdiğinde masanın üzerindeki tepsiyi ve tepsinin ortasındaki mumu izledi. Kısa bir an bu gördüğü karşısında afalladı. Hiç böyle bir şeyle karşılaşmamıştı. Üstelik 13 yıldır evliydi ve söylediğine göre Ahmet onu çok seviyordu.
Yemeklerini yerken ikisi de konuşmadı. Sadece gözleri birbirine bakıyor, içinde bulundukları durumun açmazlarını düşünmeden anın güzelliğini seyrediyorlardı. Yemekleri bittiğinde Aysel, Orkun’a yemek için teşekkür ettikten sonra beğenilerini sundu. Orkun teşekkür ettikten sonra bardaklara çay doldurdu ve birlikte salona geçtiler. İki geniş kanepe olmasına rağmen Orkun tek kişilik koltuğa geçtiğinde Aysel hemen kucağına oturdu. Neden böyle bir şey yaptım biliyor musun diye Orkun’a sordu. Orkun bilmediğini anlatmak ister gibi hiç ses çıkarmadan başını iki yana salladı. Aysel lafa nasıl başlayacağını bilmediği halde bir yerlerden başlaması gerektiğini düşünerek anlatmaya başladı.
-Ahmet ile 13 yıldır evliyiz. Ahmet’in iyi bir işi ve iyi bir geliri vardı. Evlendikten sonra işimi bıraktım ve kendimi tamamen evliliğimin iyi ve güzel geçmesi için Ahmet’i memnun etmeye adadım. İlk yıllarda oldukça iyi giden bir evliliğimiz vardı. Oldukça sık görüştüğüm tek arkadaşım olan Figen’le tanıştırdıktan ve ailece görüşmeye başladıktan sonra bir şeylerin ters gittiğini anladım.
-Nasıl? Dedi Orkun
-Yaklaşık 9-10 yıl kadar önce Figen ile eşini bizim eve yemeğe davet ettik. Eşim yemekten sonra hiç yapmadığı şeyleri yapmaya başladı. Figen ile yemek masasını toplamaya başladığımda eşim yerinden kalkarak yardım etmek için eline birkaç tabak alıp mutfağa gitti. Figen o kadar fazla kikirdiyordu ki sesleri yemek masasının bulunduğu salona kadar geliyordu. Ben ne zaman masadan bir şeyler almak için salona geçsem Figen mutfakta kalıyor, eşim de o arada bir tek bardakla mutfağa hızlı adımlarla gidiyordu. Elime bez almayı unuttuğum bahanesiyle yarı yoldan dönüp hızlıca mutfağa girdiğimde Ahmet’in elinin Figen’in kalçasında gezdiğini gördüm. Beni görünce ikisi de sanki hiçbir şey olmamış gibi gülüşmeye devam ettiler. Ben tüm kızgınlığımı misafirlerim gittikten sonrasına saklamaya çalışırken, Figen’in eşi ani bir hareketle mutfağa doğru yöneldi ve ikisini öpüşürken yakaladı. O andan sonra ailece görüşmeyi kestik. Geçen ay Figen’in eşi yeni ve güzel bir ev satın aldığı bahanesiyle yeni evimizin bulunduğu semte taşındılar. Aradan çok zaman geçmeden Ahmet’de aynı muhitte bir ev bulduğunu söyleyerek benim de dubleks ev isteklerimi bahane edip beni taşınmaya ikna etti. Buraya gelene kadar Figen’in aynı mahallede oturduğunu bilmiyordum. İkimizin de 10 yaşında çocuğu var. Okuldan oğlumu almaya gittiğimde tesadüfen karşılaştık ve o zaman öğrendim aynı mahallede oturduğumuzu. Figen’e eşimle aralarındaki durumu sorduğumda, kendi eşinin onu aldattığını öğrendiğini, eşinin pişmanlık konuşmalarının ardından bir daha aynı şey olursa kendisinin de eşini aldatacağını söylediğini, eşi ile işyerinden bir kızı kendi yatak odasında bastığını, ondan sonra ilk bulacağı erkekle eşini aldatmak için yemin ettiğini, ertesi gün ise siz bizi yemeğe davet ettiniz, tamamen şans diyerek bana anlattı. Ancak Ahmet’ten çok hoşlandığını ve ona aşık olduğunu, kendisine çok fazla ilgi gösterdiğini, eşinin evde olmadığı zamanlarda onunla birlikte olduklarından bahsetti. Tüm bu olanlara oğlum için katlanmaya devam ettim. Ancak buraya taşınmamızın tek nedeninin Figen olmadığını, geçen hafta iş yerine habersiz gittiğinde Ahmet’in sekreteriyle odasında sevişirken yakaladım. Ahmet yıllardır beni aldatıyormuş da benim haberim yokmuş. Bunca zamandır etrafımda o kadar çok erkek benimle ilgilenmeye çalıştı ancak hiç birine izin vermedim.
- Ya ben diye sordu Orkun
- Sen bana bakarken bile farklı bakıyordun. Benimle yatmak istemiyormuş gibi davranıyordun. Seni baştan çıkarmak için yaptığım onca şeye rağmen bana şehvetle baktığını hiç görmedim. İşte aradığım erkek bu dediğimde zaten yakalanmıştık.
- Yani beni baştan çıkarmak için yaptıklarının hepsi oyun muydu?
- İlk başlarda evet, ama sen yaralanıp bizim evde kaldığın gece seni kontrol etmek için zaman zaman yanına geldiğimde masum şekilde uyumanı seyrettim. Senin iç güzelliğin uyurken yüzüne yansıyordu. Çok etkilenmiştim senden. Sadece seni tanımak istemiştim aslında. Bugün yaşadıklarımızı hiç hesaplamamıştım inan bana.
- Şimdi ne olacak Aysel?
- İnan bilmiyorum! Sadece anın tadını çıkaralım lütfen. Sonrasına daha sonra bakarız.
- Published by admin in: Hikayeler
- Bu siteyi beğendiyseniz, bir kaç saniyenizi ayırarak sık kullanılanlara ekleyebilirsiniz my rss feed!
Yorum Yapın